Merve’yi kim tavladı?


Geçen hafta Botego kurucusu sevgili Ekim ekibiyle beraber öğle yemeğine davet etti. Çok eğlenceli ve verimli bir toplantı yapmış olduk. Botego Türkiye’nin yeni şirketlerinden İngilizce deyimi ile “startup” larından. Ekip küçük çok zeki.

Botego internet sitelerinde sorulan sorulara standart hazır cevaplar veren akıllı olmaya doğru giden “bot” üreten bir teknoloji şirketi.

Şirketler için verimlilik kazandıracak bir teknoloji. Okuyucuların sıklıkla sordukları soruları karşılarında bir kişi varmış gibi yanıtlayan bir “bot” şirketlere inanılmaz faydalı olacaktır. Sorulan soruların % 80 genellikle aynıdır ve sık sorulan sorular arasında cevapları vardır. Ancak kimse bunları okumaz, okumamakta haklıdırlar. Çünkü kendi sorunlarına cevap bulmak için onlarca soruyu ve cevabı okumalarını beklemek hatadır. İşte Botego’nun ürettiği “bot” müşterilerin sorularına akıllıya yakın cevaplar veriyor. Tabi siz ilk önce bu bot’a soruları ve cevapları öğretiyorsunuz.

Bence, Botego konusuna odaklanmaya devam etmeliler. Yaptıklarını gösteren ve anlatan Merve’yi Tavla projesinin dışında yapacakları her içerik projesi onlarının zamanını alacak odaklanmalarını engelleyecektir. Bunun yerine satış ve pazarlamaya önem vermeliler. Diğer internet sitelerinin botlarını sitelerine yerleştirecek “widget” lar koymalarını sağlayacak alt yapıya önem vermeliler.

Türkiye’de en yeni hangi İnternet şirketi satıldı?

Türkiye’de internet kullanımı artması ve gelir modeli olan projelerin gözle görünür bir şekilde büyümesinden bu yana, yani son 2-3 yıldır yabancı yatırımcıların gözleri Türkiye’deki İnternet şirketlerinde. Biletix, Mynet, Gittigidiyor yabancıların yatırım yaptıkları şirketler olarak sayılabilir, ancak basında henüz duyulmamış hatta hiç bilmediğimiz bazı görüşmeler yapılıyor ve yapıldı.

Avrupalı İnternet risk sermaye şirketlerinin bir kısmı Türkiye’den İnternet şirketleri almak için yıllardır ülkemizdeler. “Araba.com” basında çok duyulmamış olsa bile Türkiye’de bir başarı öyküsüdür. Her ne kadar Doğanonline arabam.com ve Borusan Otomax.com’la piyasada yaygın duyunurluk yapsada piyasanın lideri sessiz sakin Araba.com’dur. Araba.com tüm alıcı ve satıcıları bir arada buluşturan büyük bir elektronik ticaret platformudur. Küçük girişim 2003′lerden bu yana bir çok rakibini geride bırakmıştır. Hürriyet seri ilanlarda fiziksel dünyanın lideri olmasına rağmen bu alanda İnternet’te çok geç girişimde bulunmuş ve pazar payını kaptırmıştır. “Araba.com” şimdiye kadar İnternet’te doğru stratejiler izlemiş ve tüm kaynaklarını İnternet üzerinde başarılı olmak üzere harcamıştır. Sahibinden, Gittigidiyor, Arabam.com, Otomax.com ve Hurriyetoto.com gibi güçlü rakiplerinin arasında pazar lideri durumundadır. Durum böyle olunca yabancı ve yerli yatırımcıların gözü “Araba.com” üzerindedir. Aldığım duyumlar yabancı internet risk sermaye şirketleri ile görüşmeler sürmektedir.

Diğer bir öykü Cember.net’tir. Acaba Cember.net “chember.com” olsa daha iyi bir marka mı olurdu? Sevgili Çağlar’ın öyküsünü gelecek yazılarda anlatmak istiyorum, cember.net’i kurarken aklındaki ilk isimlerden bir tanesi chember.com’du. Bence cember.net daha iyi isimdir. Facebook’un dünyada estirdiği fırtınanın arkasında cember.net Türkiye’de iş piyasasının buluştuğu ortam olmasını son iki yılda gerçekleştirdi. Dünyadaki bir çok benzeri modeli ülkemizde başarı ile uyguladı bakalım opensocial’a onlar nasıl cevap verecekler. Linkedin.com opensocial’da yerini alıyor. Aslında bu stratejileri önümüzdeki dönemde cember.net kendisine mutlaka soracaktır. Belkide Avrupalı yabancı bir ortağı olacak ve yabancı ortak ile opensocial.com konusunda stratejiler geliştiriceklerdir. Cember.net’te Avrupa’lı risk sermaye şirketlerinin görüştüğünü duyduğum şirketlerden bir tanesidir. Yakın zamanda resmi açıklama geldiğinde sonucu hep beraber detaylı öğreniriz.

İnternet’ten bedava yasal şarkı indirmeye başlıyoruz

Son 3-4 yıldır müzik piyasası İnternet’in hızlı büyümesi ile birlikte kan ağlıyor. Satışlar oldukça düşmüş durumda. Türkiye yasal olmayan dijital müzik anlamında dünyada önde gelen ülkeler arasında. Durum böyle olduğunda sanatçıların da kaset ve CD lerden elde ettikleri telif gelirleri hızla düşüyor. Melodi gelirleri bu sırada allahtan arttıki bir kısım kayıplarını bu şekilde kapatabildiler. Telefonlardaki teknolojik gelişme ve tüketici eğilimlerinde değişikliklerle birlikte melodi satışlarının da sonuna yaklaştık. Artık mobil cihazlarda dijital müzik dinlenebiliyor. Türkiye’de yasal olmayan dijital müzik İnternet’ten indiriliyor ve mobil cihazlarda çalınıyor. Bu döngüyü kırmak nerdeyse mümkün değil.

Yurtdışında Apple ve diğer bir çok ISP dijital müzik satışı konusunda hatırı sayılır gelirler elde ederken Türkiye piyasasında bir çok deneme başarız oldu. Muziplay, powerclub Türkiye’de dijital müziği bir eski bir iş modeli ile satmaya çalıştı ve iki şirketinde başarılı olduğu söylenemez. Hatta Doğanonline’nın girişimi muzi ekolay’ın altına girdi ve şirket kapandı. Öğrendiğimiz diğer gerçek eski müzik iş modeli yeni kurallara uymuyor. Kasetleri, CD’leri dağıtım kanalında ücret karşılığı alan tüketici İnternet’ten tek tek parça satın almıyor. Microsoft bunu Zune cihazını çıkardığında şarkıları yeni bir satış modeli ile piyasaya sürdü. Yahoo uzun süredir abonelik sistemini müzik sitelerinde (eski launch.com’da) uyguluyor. Böyle baktığımızda şarkı başına ödenen ücretler nerdeyse bedavaya doğru gidiyor. Belki de belli bir süre sonra şarkı başına bir şey ödemeyeceğiz. Müzik sektörünün iş modeli değişecek.

İş modellerinin yanı sıra dijital müziki koruyan DRM en çok tartışılan konulardan bir tanesydi. Bir çok farklı format piyasada üstünlük savaşı vermek için savaşıyorlardı. Sony’nin DRM’ini kaldırmak zorunda kaldı. Diğer üretici firmalarda DRM’in yani müziğin kopyalanmasını önleyen yazılımın şarkılardan kaldırılması baskısı ile kaldıkları muhakkatır. Steve Jobs DRM’siz şarkıları Apple’in seveceğini söylemişti. Sonuç bizi şarkıların kopyalanmasını koruyan DRM’in yakında kaldırılabileceğini gösteriyor. Hem iş modeli hem de teknoloji şarkılarda ücretsiz modele doğru ıraksıyor.

Peki şarkılar ücretsiz olurken sanatçılar nasıl gelir elde edecekler? Yaratıcı fikirlerimizi ortaya sunmalıyız. Müzikbir çok firma için katma değer üreten bir üründür. Doğru kullanıldığında satışları veya müşteri memnuniyeti artabilir. Müziğin tek tek satılmasını artık unutmamız gerekli. İstediğimiz şarkıyı önceden ödediğimiz bir hizmetin yanında sınırsız alabilmeliyiz. İşte buraya tüm dünyadaki modellerden bir tanesi geliyor. ISP’ler İnternet servis sağlıyıcıları. İnternet servis sağlayıcıları çeşmenin başında duruyorlar ve İnternet’i ücretlendirme ve müşteriyle faturalandırma ilişikisine sahip şekilde arada duruyorlar. İnternet servis sağlayıcılar internet hizmetlerinin bir parçası olarak müziği ürünlerine iliştirdiklerinde sorunun büyük bir kısmı çözülüyor. Ne demek istiyorum açıklayayım:

Telekom ADSL ile birlikte sınırsız müzik sunarsa bu sunduğu sınırsız müzik gelirinden MUYAP’a pay verirse problem tüm taraflar için çözülebilir. Telekom satışlarını arttırır, MÜYAP şimdiye kadar bedava indirilen yasadışı şarkılar yerine yasal şarkıları satar ve gelir elde eder. Müşteri yasal ve kaliteli şarkıları ADSL hizmetinin yanında yine ücretsiz olarak dinleyebilir.

Manşet şudur “ADSL ile birlikte bedava sınırsız şarkı” Peki Turktelekom bu modeli ne zaman uyulayacak? Duyumlarıma göre böyle bir model 2008′in başlarında Türkiye tüketicisi ile tanışabilir.

Craigslist.com’un kurucusu kaç yaşında?

Yaklaşık 10 yıl önce bir internet şirketi kurduğunuzu düşünün. Sonra geçen senelerde bu firmaya internet dünyasının en büyüklerinden Ebay’in ortak olduğunu ve tüm yatırımcıların gözlerinin şirketinizin üzerinde olduğunu hayal edin. Kendinizi nasıl hissedersiniz?

İnternet son yıllarda tekrar doğuyor. Belki ikinci dalganın geldiğini görüyoruz. Hatta bunu Web 2.0 olarak da adlandırıyoruz. Artık tüm iş modelleri ayakları üstüne basmaya ve gerçekten gelir üretmeye başladılar. 1990 ların ikinci yarısında yaşanan hayallerin satılmasının furyasının sonuna geldik. Bilançolarda gerçek karlar görmeye başladık. Dünyadaki bir çok yaratıcı girişimci gibi Türkiye’deki internet üzerindeki şirketler bunu hissetmeye başladılar.


Picnic 06 etkinliği tüm dünyadan bir çok girişimciyi bir araya getiren; teknoloji, medya ve internet şirketlerinin tecrübelerini paylaştıkları bir platform. Cross Media Vakfı bu organizasyon için Amsterdam’da eski bir gaz fabrikasını büyük bir toplanma merkezine çevirmiş. (http://www.picnic06.org/ )Dünyanın önde gelen tüm isimlerini Eylül ayının son haftasında bir araya getirdi. Katılımcılardan birisi de şirketine Ebay’in ortak olmasıyla adından sıklıkla sözettiren Craigslist.org’un kurucusu Craig Newmark.

1995 yılında İnternet üzerinde insanların birbirlerine yardım ettikleri diğer internet modellerini inceleyen Craig, San Francisco çevresi için benzeri bir liste oluşturmayı düşünür. Bu liste ağızdan ağıza hızla yayılmaya başlar ve yeni kategoriler açılması gerekir. Listenin hızla büyümesi ile buna bir isim konulması gerekir ve Craig’in listesi denir. (Craigslist). Site 2000’li yıllarda Amerika’lı internet kullanıcılarının sıklıkla ziyaret ettikleri bir topluluk sitesine dönüşüyor. Craigslist.org aslında bizim bildiğimiz satılık, kiralık vb. ilanları bir arada listeyen bir internet sayfası. Tasarımının sadeliği, kullanıcılara verdiği önem ve bir topluluk oluşturmasıyla büyük bir kar topu etkisi yaratıyor.

Craigslist.org’un kurucusu Craig oldukça sessiz sakin ve sevecen bir internet girişimcisi. Sanki kendisine ait küçük bir internet sitesini yeni kurmuş kadar alçak gönüllü. Bir çok girişimcinin sahip olduğu “İnternet üzerinden milyoner olup bir Ferrari almak” gibi hayali olmayan kişiliği var. Newmark Craig sitesinin insanlara internet üzerinde söz hakkı verdiği, güven yarattığı ve samimi olduğu için bu kadar popüler ve başarılı olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra sitenin başarısının arkasında kullanım kolaylığı, müşteri hizmetlerinin kalitesi ve internet kullanıcılarının taleplerini dinlemesi geliyor. İlk zamanlarda siteye reklam aldıktan sonra bu iş modelinden vazgeçen Craig siteyi reklamdan arındırmaya ve reklam almamaya karar verir. 1999 yılında sitenin adı listfoundation.org olarak isimlendirilmesine rağmen sonra tekrar Craigslist kullanılır.


Kendisiyle tanıştıktan sonra internet girişimcisi olarak yaptığı en büyük hatanın ne olduğunu sorduğumda kahkaha atarak içgüdülerini dinlemediğini bunun yerine çervesindekilerin fikirlerine daha fazla önem vermiş olduğunu söyledi. Bunu biraz açmasını rica ettim. İnternet girişimcilerinin yanında kuruluş aşamasında ve belli dönemlerinde beraber oldukları kişilerin, bunların bir kısmı çalışanlarda olabilir onu yanlış yönlendirdiklerini o da içgüdülerinin onu farklı yönlendirmesine rağmen başkalarının fikirlerini dinlemesinin en büyük hatası olduğunu söyledi.

Craig ilk kurulduğu yıllarda çalışanlarına şirketinin hissesini veriyor. Böylece taşın altında ellerini koymalarını bekliyor. Çalışanlar şirkete ortak olduklarında daha verimli çalışacağını düşünüyor. İlk yıllarda kimsenin gözü üzerinde olmadığından bu sorun olmuyor fakat 2 sene önce eski çalışanlardan biri elindeki hisseleri ebay’e satıyor. Çünkü Craigslist.org internet buzdağının altındaki kullanıcılarının en çok ziyaret ettiği ilan sitesi haline geliyor. Popüler olmak için hiç bir pazarlama etkinliğine girmiyorlar. Ağızdan ağıza yayılarak büyüyorlar. İlk günden itibaren müşteri hizmetlerini ön planda tutarak, kullanıcıların memnun olmasını herşeyin önünde tutuyorlar. İnternet üzerinde ünü yayıldıkça daha fazla ziyaretçi alan sitede ilan verenler satmak istedikleri ürünleri, alıcılar almak istedikleri ürünleri kısa sürede bulabiliyor. Bunların yanı sıra iş ilanı veren şirketler kaliteli elemanlar bulabiliyorlar. Bu sebeple tüm yatırımcıların ve şirketlerin ele geçirmek istedikleri internet şirketi halini alıyor. İşte tam bu sırada eski ortak-çalışanlardan bir tanesi elindeki hisseleri Ebay’e satıyor.


Craigslist.org sadece Amerika’da değil tüm dünyadaki kullanıcılara hizmet veriyor. Türkiye’deki şehirlerde sitenin ana sayfasında yer alıyor. İnternet sitesinin tasarımı ilk başta çok sade hatta basit gelsede bu özellik diğer rakiplere karşı bir farklılık yaratıyor. Şirketin organizayon yapısını anlatmasını istedim. Craig şirketin iki ana bölümden oluştuğunu anlattı; Teknoloji ve Müşteri hizmetleri. Şirkette pazarlama ve satış bölümleri olmadığını özellikle vurguladı. Kendisi şu anda CEO yani şirketin tepe yöneticisi değil. Bunun profesyonellere bırakmış, 2000 yılında şirkete üst düzey programcı olarak katılan Jim Buckmaster yaklaşık bir yıl sonra CEO olarak atanmış.

Craig, Müşteri Hizmetlerinin başında. Amsterdam’a gelir gelmez müşteri sorunlarına baktığını ve bunları cevapladığını söyledi. Otele dönünce de bunu yapacağını ekledi. Şirket geçen aylara kadar toplam 22 kişi çalışırken bu ay içinde toplam 24 kişiye çıkmışlar. Müşteri hizmetlerinde 5-6 kişi bakıyormuş ve kendisi de hergün görevinin başında. Tüm siteyi kurulduğu ilk günlerde kendisi programlamasına rağmen uzun süredir kodlara dokumuyormuş bunu da işin uzmanlarına bırakmış. Craigslist.org devam ederken bir vakıf kurarak gelecekte medyanın hayatımızda aldığı rolünu değiştirmek ve teknoloji şirketlerine yardımda bulunmak istemiş bu konuda da çalışmalar yapıyor.

Newmark, Craigslist’i bir sosyalleşebileceğimiz pazar yeri olarak konumlandırıyor. Akdeniz’deki ülkelerden örnek vererek insanların pazarlara çıkarak sosyalleştikleri gibi İnternet’te de bu şekilde kullanabileceğini söylüyor. Fiziksel dünyada insanlar pazara çıktıklarında sosyalleştikleri gibi İnternet dünyasında da bir araya bu amaçla gelebileceklerini ekliyor. Gelecekte medyanın ve internetin değişeceğini en yakın örneğinin de youtube.com olduğunu söyledi. Kız arkadaşı ile bazı programları bir arada seyretmek istemelerine rağmen bazı programları tek başına izleyebileceklerini salona internetin girmesi ile bunun farklı bir model alacağını, buna hazırlık yaptıklarını belirtti. Craigslist’i halka arz etmeyi düşünmediklerini finansal olarak rahat olduklarını böyle bir projelerinin olmadığını söyledi.

43 yaşında internet girişimini çevresindekilere yardım etmek için başlatan Newmark bugün 54 yaşında. Bir çok yatırımcının ve şirketin gözünün üstünde olduğu bir şirketin başında olmasına rağmen içimizden birisi gibi yaşıyor. Şirketin başarıya ulaşmasında bir çok şirketin ortak noktası olan odaklanma konusu yatıyor. Müşteri, konu ve iş odaklılığı sayesinde craigslist.org bugünkü duruma gelmiş. Craigslist sadece pazaryeri yaratma konusu üzerinde çalışıyor, müşteri hizmetleri herşeyin üzerinde tutuluyor ve çalışanların tek işi bu şirket. İşte bu sihirli üçlü tüm başarı kapılarını uzun vadede şirketlere açıyor.

02.Ekim.2006
Burak Buyukdemir

Mesafe, bilgi boşluğu ve arbitraj imkanı

Dünyanın bilgisayar ağı ile çevrilmesinden önce bilginin akışında mesafe boşluğu vardı. Bir yeniliğin bulunması ve diğer bir ülke ile paylaşılması mesafenin uzaklığına göre zaman alıyordu. Almanya’da yaşanan bir pazarlama modeli veya yeni bir ürünün Türkiye’ye gelmesi orada yaşayan Türkler vasıtasıyla oluyordu. Amerika’daki bir yenilik ise daha uzun sürede ülkede yaygınlaşıyordu. Bu mesafe boşluğu bir çok girişimci için arbitraj imkanı doğruyordu. Diğer ülkelerde olan fakat kendi ülkesinde olmayan yeni ürünleri çok daha karlı pazarlama imkanı veriyordu. Buna kısace “mesafe boşluğu” diyebiliriz.

İnternetin yaygınlaşması, lojistik sektörünün gelişmesi “mesafe boşluğunu” oldukça azaltmıştır. Diğer ülkede çıkan yeni bir ürünü aynı gün satın almak mümkün hale gelmiştir. Hala %100 başarılı olmasada 20 yıl önceki duruma kıyasla bu boşluk kapanmıştır.

İnsanoğlunun binlerce yıllık bilgi birikimi son 10 yılda İnternet ağına aktarıldığında önümüzde mesafe boşluğundan farklı olarak “bilgi boşluğu” ortaya çıkmıştır. Artı dünyanın her yerine bilgisayarlarla ulaşmak mümkün iken milyarlaca sayfa ve trilyonlarca veri arasında haberdar olmadaığımız veya hiç okumayacağımız bilgi birikimi doğmuştur.

Ortalama bir internet kullanıcısının günde 5-7 sayfa arasında gezinti yaptığını, 10 haber okuduğunu öngörelim. Örnek olarak Türkiye’de gün içinde üretilen haber sayısı 1.000′nin üzerinde olduğunu varsayalım. Okunmayan 990 haber. Bunun yanı sıra sektörel gelişmeleri ve yayınlanan yabancı haber ve makeleleride işin içine katalım. Binlerce veri, bilgi, enformasyon ve kısıtlı bir 24 saat. 24 saat potansiyel bir süre. Bunun 8 saatini uykuya, 8 saatini yol, sohbet, yemek, vb gibi günlük aktivitelere ayıralım. Elimizde kullancağımız 8 brüt saat var. Bu kısıtlı zaman dilimi içinde üretilen bu bilgi yumağı içinde hangi bilgiye öncelik vereceğimiz bizim elimizde, ancak ilgilendiğimiz konu hakkında 8 saat içinde bitiremeyeceğimiz bir veri seti karşımızda.

İşte bu büyük bir “bilgi boşluğu” kavramını ortaya çıkarmaktadır. Her boşluk bir arbitraj imkanı doğurur. Eğer siz bu boşluğu düzgün bir biçimde doldurabiliyorsanız başarılı bir iş modeli geliştirebilirsiniz.