“Onların peşinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir”. Walt Disney
Burak ve Serkan Ankara’lı içi içlerine sığmayan iki girişimci genç. Burak Atatürk Anadolu Lisesi, Serkan ise Yükseliş koleji mezunu. Her ikisi de birbirinden habersiz İTÜ mimarlık fakültesini 1990 yılında kazanırlar, Serkan B, Burak ise C sınıfına başlar. 2nci sınıfta birbirleri ile tanışırlar. Okul sırasında sürdürdükleri arkadaşlık, mezun olduktan sonra iş arkadaşlığına dönüşür.
Doğal olarak mimarlık bölümünden mezun olarak mimarlık işine başlarlar. İlk başta bir mimarlık bürosunda çalışmaya başlarlar ancak bir kaç ay geçtikten sonra işi öğrenmişlerdir ve kendi işlerine geçerler. İlk başta ufak tefek işler alırlar. Tadilat, dekorasyon gibi işleri tanıdıkları sayesinde bulurlar. İlk önemli ileri Nişantaşı’nda daire dekorasyonudur. O zamanın en iyi işlerinden birini çıkarır ve tüm daireyi döşerler. Kendi aralarında bir iş bölümü yaparlar. Serkan’nın bilgisayar ve tasarım yönü kuvvetli olduğu için çizimleri o yapar, Burak ise daha çok uygulamayla ilgilenir.
Burak 1997 Mart’ta askere gider, işlerin başında Serkan kalmıştır. Burak 16 aylık yedeksubaylık döneminden sonra geri döndüğünde kendini yeni bir villa işinin içinde bulur. Serkan eski bir müşterilerinin iki villa işini Burak askerde iken almıştır. 1999 yılında bu sefer Serkan askere gidecektir ancak her iki girişimci genç taahüt işi kovalamaktan sıkılmışlardır. Sürekli bir iş kovalama yerine sürekliliği olan bir çalışma ortamı istemektedirler. Taahüt işinde onları rahatsız eden taraf sürekli iş kovalamak ve işleri almaktır. Bir dükkan veya fabrika kurduklarında bu tür sorunlarla uğraşmayacaklarına karar verirler. Mimarlık işi yerine başka bir iş yapacaklardır. 1999 yılı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de internet rüzgarlarının estiği günlerdir. Onlarda bu yeni fikirlerden oldukça etkilenmişlerdir.

Burak ve Serkan İTÜ’de İşletme Mühendisliği Yüksek Lisans Dersinde
Serkan askere gitmeden önce 8 aylık süre içinde döndüklerinde çalışacakları alanı bulacağını düşünmektedir. Kısa dönem askerliğini İzmir Maltepe Askeri Lisesi’nde yapar. Bu sırada karargahta yazıcı olduğu için internete bağlanma fırsatı olur. O site senin bu site benim internet üzerinde iş modellerini incelemeye koyulur. Bir çok ingilizce internet kavramına o günlerde yabancıdır. Yeni yeni öğrenmeye başlamıştır. Başlangıç olarak yahoo’nun iş modeli üzerine kafa yorar. Reklam gelirine dayalı olduğunu benzeri bir işi yapabileceklerini ancak içeriği kendilerinin üretmemeleri gerektiğini düşünür. 8 ay boyunca daha bir çok iş modeli üzerine kafa patlatır. Deliler gibi araştırma yapar. About.com o günlerde çok gündemdedir, trafik açısından ilk sıralarda gelmektedir. Daha bir çok siteyi gezer. Ebay’i de inceler ancak siteye her girdiğinde ana sayfadan dışarı çıkar iş modellerinin ne olduğunu tam anlamaz. Hem ebay trafik olarak da dünyadaki sıralamada çok yükseklerde değildir. En sonunda askerlik sonrasında yapacakları sitenin ana fikrini bulur. “Tüm dünyadaki internet kullanıcıları haber gönderecekler ve sayfalarının ziyaret oranlarına göre gelir elde edeceklerdir” Sitenin adresinide satın alır, proje hazırdır: “Allthewebnews.com”
“Doğru yolda giden kaplumbağa eğri yolda giden yarış atını geçer.” J. J. Rousseau
1999 Kasım ayında Serkan’da askerden dönünce iki ortak bir araya gelmişlerdir. O güne kadar mimarlık işinden belli bir birikim yapmışlardır. Şimdiki amaçları internet üzerinde büyümektir. Serkan’nın askerden arkadaşı Zafer’de bu heyecana katılmış ve onlarla beraber bir şeyler yapmak istemektedir ancak sermaye azdır. Internet üzerinde şirket kurduklarında en az bir sene para kazanamayacaklarını düşünürler. Bu sebeple internet işi sırasında ufak tefek mimarlık işleri ile maddi durumlarını destekleme planlarını yapalarlar. Şirketi kurma zamanı gelmiştir. ARK bilgi teknoloji şirketini kurarlar.
Askerde allthewebnews.com fikiri üzerine kafa patlatan Serkan öyle bir çözüm düşünmektedir ki hem durumu Buraka anlatacak hem de yeni bir limanı hedef göstercektir. Daha önce düşündüğü diğer modelleri değerlendirmeye başlar. Ebay üzerinde kafa yorar ve bu modelin daha kolay uygulabileceğine karar verir. Bir akşam ikisi oturup sohbet ederlerken Serkan iş düşüncesini birden Buraka açar.- Serkan: Abi, ebay diye bir site var
- Burak: Nedir bu abi?
- Serkan: Millet malını internete koyuyor, bu malı gören ziyaretçiler, teklif veriyorlar en yüksek olana satıyor
- Burak: Tamam yahuu hemen yapalım
Her ikisi de bir önceki model içinde tıkılıp kalmışlardır. Ondan sıyrılıp kurtulmak için en yakın ebay.com modeli olmuştur. Fazla düşünmeden bu yolda ilerlemeye karar vermişlerdir. Progamcıları ertesi gün tekrar çağırırlar ve eski projeyi yapmıyacaklarını, yeni bir model yapacaklarını anlatırlar. “Ebay diye bir site var girin bakın tüm akışlar orada bize de bir kaç gün içinde teklifinizi tekrar sunarsınız” derler. Cemal ve Barış ebay.com u inceleyip ertesi gün gelriler ve daha önce sundukları proje bedelinin yarısına bu işi yapacaklarını söylerler. Ebay.com modelinin ve yazılımının diğerinden daha basit olduğunu en kısa sürede çıkarabileceklerini belirtirler.
İş planları yoktur. Sadece ne yapacaklarını bilmektedirler. Şimdi sıra sitenin ismini bulmaya gelmiştir. Serkan eşi ile bir akşam internette bir çok isimi araştırır. Hepsi alınmıştır. Muzayede.com, sattim.com, acikarttirma.com ve diğer güzel isimler. Eşi Açık arttırmalarda yönetenlerin sık sık söylediği “gidiyor gidiyor gitti” deyiminden esinlenerek gittigidiyor.com’u teklif eder. Serkan hemen ismi Burak’la da paylaşır. Herkesin onayı alınır ve 26 Şubat’ta isim “register.com” dan satın alınır.
2000 Mart ayında internet üzerindeki tüm açık arttırma modellerini tek tek inceleyerek tüm özelliklerini ve fonksiyonları karşılaştırmalı olarak çıkarırlar. Yahoo, amazon, ebay ve diğer tüm siteleri en ince ayrıntısına kadar analiz ederler. Hangisinde ne var hangisinde yok, kendilerinde ne olması lazım bunu incelerler.
2000 Mayıs ayında Burak liseden arkadaşı Tolga ile telefon ile sohbeti sırasında yaptıkları işten bahseder. Tolga Amerika’da yatırım bankacılığı yapmaktadır. Yaptıkları işi duyunca “Ne yaptığınızı biliyormusunuz biraz büyük bir iş bu” der. Burak o sırada ebay’in tüm her şeyini incelemektedir. Hatta sitelerinde kullanılacak müşteri sözleşmesini hazırlamaktadır bu sebeple Tolga’ya detaylı olarak neler yaptıklarını anlatınca o da bu işten heyecenlanır. “Siz bu işi bayağı araştırmışsınız, yazın Türkiye’ye geliyorum, bu işi sizle detaylı konuşalım” diyerek iki ortağı da biraz heyecanladırır.
Bir insan birçok kez başarısızlığa uğrayabilir ama başkalarını suçlamaya başlamadığı sürece başarısız bir insan değildir.
Anonim
İşe girişmişlerdir. Non ajans logo üzerinde çalışmaya başlarlar. Bu sırada arkadaşları Tunç sayfa tasarımını yapar. Cemal ve Barış sitenin kodlamasına başlamıştır. Tolga yazın gelince her iki ortağa internet yatırımcıları hakkında bildiklerini aktarır. Amerika’da yaşanan internet fırtınasını ikisinden daha yakın bilmektedir. Bu projenin başlaması için “melek yatırımcılar” bulacağını söyler ve iş adamları ile bir kaç tane de görüşme ayarlamaya başlar. Büyük iş adamları ile görüşemler yapmaya başlamaları ile birlikte ekip havaya girmeye başlar. Tolga onlara ilk iş planını çıkarır. Ellerinde artık elle tutulacak tahminler, yol haritaları vardır.
İş planı çıkmıştır ama istedikleri bir çok alt model buraya yazılmamıştır. Türkiye’nin ticaret ortamına ebay.com modelini uygulamaları için alıcı ve satıcıları güvenli bir platformda ticaret yaptırmaları gerektiğini bilmektedirler. Satıcılar mallarını sattıklarında, alıcılar malın ücretini gittigidiyor’a bloke ettirecekler, bu bilgiyi öğrenen satıcı malı gönderecek, müşteri malı teslim aldığını söyledikten sonra gittigidiyor satıcıya bloke edilmiş parayı gönderecektir. İşte tüm bu akış güvenli bir ticaret ortamının oluşmasını sağlayacaktır. Bu akışı kendilerinin keşfettiği fikrine kapılırlar ama internete girip qxl.co.uk sitesine girdiklerinde bu sistemin beta testinde olduğunu, ebay.com’da ise daha önceden beri bu akışın arka planda uygulandığını görünce daha uzun yolları olduğunu anlarlar. Zaten değişkenler bellidir. Aklın yoluda birdir. İlk aşamada sitelerinde güvenli ticareti seçimli olarak koymayı düşünselerde daha sonra bunu tek seçenek olarak kullanıcılara sunarlar.
Anlaşma olduktan sonra toplantılar devam eder, pazarlamacılar, satışcılar, programcılar herkes ile konuşmaya devam ederler. Burağın dediğine göre başlangıçtaki iş modelinden eser kalmamıştır. Ortaya inanılmaz fikirler ve uygulamalar konmaya başlamıştır. İkisi de biraz huzursuz olur. Asıl işin temelden başlaması gerektiğini hissederler. Daha önce yapmadıkları bir şey olan saha araştırmasına girerler. İkitelli, Güneşli, Küçükyalı ve diğer ikinci elcilerilerin oldukları yerleri gezmeye başlarlar. Modelin buradan kalkış yapacağını düşünürler. Bu sebeple işin akışını öğrenirler. Belki de B planı için bir hazırlık yapmaktadırlar.
Eylemle sonuçlanmamış bir fikir pek birşey ifade etmez.
Bir düşünce eseri olmayan eylemler de bundan farklı değildir.
Georges Bernanos
Ekim ayında bir akşam bir telefon alırlar. Yatırım fonunun yöneticiler telefonda bir sonraki gün onları ziyaret etmek istediklerini söylerler. Programlama daha önce bittiği için ofiste sadece iki girişimci vardır. Her gün ofise onlar gelip gitmektedir. İşte şimdi bir de misafirleri olacaktır. İxir’in yatırımdan sorumlu yöneticileri kara haberi getirirler. Okyanux ekonomik sebeplerden dolayı ile kapatılacaktır. Anlaşmanın hükmü kalmamıştır. Gittigidiyor ekibinin son 6-7 aydır yükselen motivasyonları bir anda sıfırlanır. Büyük bir ümit kırıklığı yaşarlar. Tüm bu konuşmalar tüm ekipte bir beklenti oluşturmuştur. Şimdi bu hayalin yıkılması herkesi derinden sarsar. Aslında en büyük engeli kafalarında oluşturmuşlardır. Zihinlerinde sanal bir bariyer inşa etmişlerdir. Bu işin kendilerinin küçük paraları ile yapılmayacağı fikrine kapılırlar. 20.000 USD lık bir birikmiş sermayeleri o kadar büyük paraların yanında hiç bir şey olarak gözükmektedir. Doğan holding ile daha konuşurlar ancak Türkiye’deki ekonomik durum ve internetin gidişi onları da bu projeye çekmeyecektir. Kasım krizinin gelmesi tüm bu olanların üzerine tuz biber ekmiştir. Bu duygusal ve ekonomik sarsıntıyı bir yana bırakan cesur iki girişimci yollarına devam etme kararı verirler ve 5 Şubat 2001’de sitelerini açarlar. Aslında açtıkları 20-30 ürünün tanıdık arkadaş çevresi yardımıyla listelendiği bir boş siteden başka bir şey değildir. İlk günden itibaren müşterilerden sitede ürün listelemek için ücret talep etmektedirler. Önlerindeki bu bir kaç gün oldukça zor geçer. Gerilla pazarlama yönetmleri ile internet üzerindeki forumlara, sohbet odalarına girer ve müşteri çekmeye çalışırlar. Gittigidiyor’un arkasında sadece ikisi vardır. Burak ve Serkan tüm herşeyi yönetmektedirler. Ne programcı ne de bir başkası vardır. Çekirdek kadro iş başındadır. Hiç kimse daha bir ürün listelememiştir. O kadar uğraşma, emek çaba aylar boyu fikir fırtınaları şimdi uygulama aşamasındadır. Cesaretlerini yitirmemişlerdir.
Bir akşam Burak ofisten daha erken çıkmıştır. Serkan bilgisayar başında sitelerini kontrol etmektedir. Bolu’dan bir müşteri tam 250 bin TL bugünün parası ile 25 kuruş vererek bir ürününü sitede listelemiştir. İşte büyük an o andır. İlk siparişlerini almışlardır. LiderGS takma ismi olan bu müşteri bugüne kadar hiç bir zaman ilk müşterileri olduğunu bilmeyecektir. Serkan hemen Burak’ı telefon ile arar, mutlu haber verir. Eğer insanlar hiç tanımadıkları ARK bilgi işlem şirketine bu sitede ürünlerinin listelenmesi için para gönderiyorlarsa inandıkları iş er geç olacaktır. Bu ilk sipariş onları cesaretlendirir. LiderGS onların için ilk kıvılcımı yakan kişide olsa hiç bir zaman kurumsal müşteriler hariç diğerleri ile şahsi ilişki kurmamışlar. Birebir ilişkinin daha sonra ayrıcalıklı bir durum istemeye kadar gittiğini bildikleri için bunu şirket prensibi haline getirmişler. Kurumsal müşteriler ise karşılıklı görüşerek belli anlaşmalar yapmışlar. Buna rağmen bir gün bir müşterileri internet sitelerindeki yardımdan listeleme konusunda bir soru soruyor ve onlardan ayrıcalık istiyor. Burak birebir kendisi yardımı cevaplayarak ayrıcalık yapamayacaklarını ücretlerin eblli olduğunu yazıyor. Ancak müşteri bu işin sonunu bırakmıyor ve Gittigidiyor’un bulunduğu semti bir şekilde öğreniyor ancak detaylı tarifi ve adresi bilmiyor. Elinde bir telefon numarası ve ofisin bulunduğu semt ile yola çıkıyor. Ofise yakın bir yerde Gittigidiyor’u arıyor. Burak telefon’a çıktığında ilk şoku yaşıyor. Müşteriye zorunlu olarak adreslerini tarfi ediyor. Derbesten’e kapıya açtığında bir süpriz ile daha karşılaşıyor. Bir elinde çocuğu diğer elinde karısı ile ofise çıka gelen bu müşteri ile uzun uzun bu listeleme ayrıcalığı üzerine konuşmak ve müşteriyi ikna etmek zorunda kalıyor. Bu tecrübe bir defa daha müşterilerle ne şartla olursa olsun birebir ilişki kurulmaması gerektiğini onlara kanıtlıyor. Müşteri memnuniyeti için ellerinden gelen her türlü çabayı her zaman gösteriyorlar ancak yüz göz olacak duruma hiç bir zaman getirmiyorlar. Yani bu ilişkiyi çok iyi dengeliyorlar. Derbesten ile daha sonra Galatasaray maçında kapalıda karşılaşan Burak olayı daha da derinleştirmemek için sadece müşterilerine selam veriyor.
Eğer yapabileceğinizi düşünürseniz, yapabilirsiniz.
Yapamayacağınızı düşünürseniz, haklısınızdır.
Mary Kay Ash
İlk ay toplam 200 YTL lik ürün bedeli listelemesi gerçekleşiyor. 10-15 kişi sitelerinde bu faaliyeti gerçekleştiriyor. Bu sırada çok az da olsa mimarlık faaliyetlerini devam ediyorlar. 2001 Mart’ında çok para harcıyorlar ve nerdeyse hiç para kazanamıyorlar. Sunucuları Doruk’ta tutuyorlar ve epey yüklüce bir kira veriyorlar. Bunun yanı sıra ofsileri Suadiye’de Vakkorama’nın arkasında, 100 m2 lik bir daire. Mimar oldukları için daireyi kendileri dekore ediyorlar.
Programı ilk yapan Barış ve Cemal bu sırada ayrı şirketlerde çalışıyorlar ve akşamları Vakkorama’nın arkasındaki ofislerine gelerek siteye gerekli programları yazıyorlar hem de çok kullanıcılı oyunları ofis içinde karşılıklı oynuyorlar. Cemal ve Barış’ın üniversiteden arkadaşı Selçuk’da onlara arada sırada takılıp ofise oyun oynamak için geliyor. Internet çıkış hatları sadece telefon çevirmeli ağdan oluşuyor ve çıkış hızları çok düşük 56 kbs. Ofisi içinde bulunan herkes bu ağı kullanıyor. Internete bağlanmak için Barış’ın yapmış olduğu siyah bir ekrandan giriş yapıyorlar. Tüm bu koşullarda bile geleceğe dönük çok büyük ümitler taşıyorlar.
2001 ilkbaharında daha önce ebay’de işlem yapmış ve halen yapan koleksiyonerler yavaş yavaş siteye gelmeye başlıyor. Birinci günden itibaren lsiteleme için belli bir ücret istemeleri karşısında bu kolleksiyonerler eposta ile ayrıcalık istiyorlar. En baştan beri bu konuda taviz vermeyen ekip onlara da ücret uygulanacağını söylüyorlar ama ilk müşterilerine ön sayfada gösterme yeni listelemelerde öncelik gibi ek faydalar sağlıyorlar. Site yavaş da olsa hareketlenmeye başlıyor.
25 Mart 2001 Pazar sabahı kaltıklarında Sabah gazetesinde gittigidiyor hakkında tam sayfalık bir haber olduğunu görürler, bu onları çok sevindirir. Bu sırada bu haberin etkisine dayanamayan site ziyaretçileri karşılaymamış çökmüştür. Serkan’nın eşinin yakın arkadaşı bu haberin hazırlanmasında ve yayınlanmasında yardım etmiştir. Sabah gazetesinin Pazar ekindeki haberin resimlerinde yok yoktur, yatlar, arabalar ve akla neler geliyorsa internet üzerinde açık arttırma ile satılabileceği ve uygun fiyatlardan alınabileceği haberde yazılmaktadır. Site çökmesine rağmen bu haber insaların artık yavaş yavaş sitelerine uğramasını sağlar. Buhaber motivasyonlarını arttırır ve başarılı olaacaklarına inançları daha da artar. Site üzerinde listelenen ürünlerin sayısı gitgide artmaktadır ama bunlar henüz cüzi rakamlardır. Programcıların ücretlerini karşılayamadıkları için Barış ve Cemal’le ortaklık opsiyonu önerirler. Onlar sitenin programı ile uğracaklar ve her sene belli bir hisse senedi kazanacaklarıdır. Barış ve Cemal hala dışarda başka işlerde çalışmaktadırlar. Burak ve Serkan bu zor günleri o gün gibi hatırlıyorlar. İkiside evli ve eşleri çalışıyor. Belki işlerinde onlardan daha çok kazanıyorlar. Bu küçük işin ne olacağı nasıl büyüteceklerine birçok yakınları inanmamış olabilir. Tabi bunu bugün bilmek çok zor.
“Herşeye baştan başlamak sizin için kötü değildir; tam tersine bu bir olanaktır”. George M. Adams
2002 Mayıs ayına geldiklerinde yeni bir karar aşamasına geliyorlar. Mal sahibi ofise kendisinin geleceğini ortaklara bildirir. Gittigidiyor arık karar aşamasındadır ya yeni bir ofise taşınacaklarıdr ya da belli bir süreliğine işlerini evlerinde yürütecek ve tasarruf yapacaklardır. İkinci kararı uygulamaya karar verirler. İşlerini Serkan’ın evine taşırlar. Evdeki üç odadan birisini ofis olarak kullanmaya başlarlar. Serkan ile Burak çok yakın oturduklarından ihtiyaç duydukça yüzyüze görüşürler ama bunun dışında her ikiside evelerinde aktif olarak çalışmaya başlar. Bu şekilde kiraya, elektrik ve diğer giderlere ayıracakları parayı kendilerine maaş olarak tutar ve belli bir süre rahatlamak isterler.
2002 Mart ayından beri Barış ve Cemal’in arkadaşı olan Selçuk Gittigidiyor’la daha ciddi çalışma ilişkisine girmiştir. O zamanlar Doğuş Üniversitesi’de Bilgisayar bölümünde okuyan Selçuk site için toplu yükleme programını yazmıştır. Bu işi başarı ile tamamlayan Selçuk’a Burak ve Serkan’ın güveni artar. “Gel bakalım bir çalışmaya başlada ücreti sonra konuşuruz” şeklinde işe girer. Selçuk kod yazmayı üniversitede değil kendi çabası ile öğrenir. Sadece kod yazmakla kalmaz el becerisi çok olduğu için kablolama, sunucularla ilgilenme, elektrik vs gibi işlerde elinden gelir. Üniversite ile sorunlu olan Selçuk okulu bitirmez, yarıda bırakır. Ofisi eve taşıdıktan sonra Serkan ile sabahlayarak siteye çok yeni fonksiyonlar eklerler. Her ikiside evde çok verimli çalışdıklarını görürler. Ekip bir çok gece sabahlarlar ve 2002 yazını çok iyi değerlendirir. Bu arada kimsenin şirketi evlerine taşıdıklarından haberi yoktur. Müşteriler çok başarılı bir site görürler ve arkasında onlarca kişinin çalışıtığını sanırlar. Sorulan sorulardan bir kısmı bu siteyi kaç kişinin yönettiği konusundadır. Müşteriler 20-30 kişilik bir takımın olduğunu hayal etmektedir.
Evde çalışmaya başlamadan önce ekip hedefler koyar, sitelerle işbirliği programını, hemen al fonksiyonunu bitirmeyi ve kullanıma açmayı planlarlar. Tüm bu zaman için çok verimli işler çıkarırlar. Evde çalışmanın etkisini çok kısa sürede görmeye başlarlar. Müşterilere 24 saat destek verebilmektedirler. Burak sabahları erken kalkmayı sevdiğinden, Selçuk ve Serkan’da program yazarken sabahladıkları için müşteriler herhangi bir konu hakkında günün herhangi bir zamanı eposta atsalar hemen cevaplarını alabiliyorlardı, bu tabi gittigidiyor’un kulaktan kulağa yayılmasına ve güvenirliğinin daha da pekişmesinde büyük rol oynar. Site üzerinde ticaret yazın sonuna, sonbaharın başına doğru daha da hareketlenmeye başlar. Hacim gittikçe artar. Burak müşterilere bankadan tek tek havale yapar, bu iş ticaret hacmi artmaya başladıkça çok zor hale gelir. Bunun yanı sıra müşterilerin sorunları ve eposta ile gönderdikleri sorularda hızla çoğalır. Memnuniyeti yüksek tutabilmek için artık yardım eposta hesabı yerine her sorunun veri tabanında tutulacağı ve daha hızlı cevap verebilecekleri sisteme geçmeye karar verirler. İşbirliği, hemen al fonksiyonlarından sonra ancak 2003 Nisan’da müşterilere yardım sistemini otomatik hale getirirler.
2002 Sonbaharında, yazın çalışan karıncalar gibi çalıştıklarının karşılığını görmeye başlarlar. İşbirliği için yaptıkları program bir çok içerik sitesi tarafından kullanılmaya başlar bu internet üzerindeki bilinirliklerini hızla arttırır. Ekim ve Kasım aylarında birden büyük bir zıplama yaparlar. Ciroları ikişer kat artmaya başlar. Her ay bir önceki ayın iki katı kadar hacim elde derler. Böylece daha rahat önlerini görmeye ve finansal tahminler yapmaya başlarlar. Bu sırada halen evden çalışmaktadırlar, ancak gerçekleşen son ticaret rakamları uzun süredir düşündükleri ofise taşınmalarına imkan verir. İlk ofisten taşınırken, yakınlardaki plazalardan birinde baktıkları bir yer vardır. Burası onlar için uygundur. Pazarlıklar sonucu 50 m2 lik ikinci ofislerine taşınırlar. Artık 6-7 aylık evden çalışma hikayelerinin sonuna gelmişlerdir. Percemsaç plazasında bir modüllük bir yer tutmuşlardır. Üçü beraber aynı yerde çalışmaya başlar. Artık daha prestijli bir yerdedirler. Aylık 500 milyon TL kira vermektedirler. Gelir ve giderler başabaş durumda olmasına rağmen ciroları her ay artmaktadır. Ofise bir masa bir halı atıp çalışmaya başlarlar. Cemal ve Barış hala programsal anlamda ekibe destek verir. Barış bu işe uzun vadeli bakamıyordu, yakın zamanda evleneceği içinde kısa sürede daha fazla kazanabileceği işleri yapmaya ve ekipten yavaş yavaş kopmaya başladı. Belki de ilk baştaki okyanux macerasından sonra tekrar motivasyonunu sağlayamadı. İlk başta yaşanan o tecrübe onun tüm ümitlerini kırmıştı. Hacimlerinin artması ve gitgide artan trafiğin sebebi yaz boyunca çok verimli olarak çalıştıkları evden yaptıkları fonksiyonların site üzerinde çalışmaya başlamasıydı. Ürün çeşidi ve kategoriler hızla artmaya başladı. İlk başlarda kolleksiyon, antika gittigidiyorda gözüken ilk kategoilerdi, şimdi ise bu ürünlere DVD ve diğerleri eklenmeye başlamıştı. Kolleksiyon ürünlerinden sonra DVD kategorisi satışların artmasında oldukça büyük bir rol oynadı.
Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlisi Tolga Ulus gittigidiyor’un müdavimlerindendi. Pullara düşkündü. Yoğun bir şekilde pul satın alıyordu. Siteyi aktif kullandığı için çok isabetli öneriler ile ekibe geri dönerdi. Toplu ürün aldığı için, daha önce olmayan fakat cirolarına ilerki dönemlerde oldukça faydası olacak toplu ödeme fonksiyonunu önerdi. Toplu ödeme olmadığı için Tolga bey tek tek her pul için kredi kartından ödeme yapması gerekiyordu ve sadece akşamları bu hobisi için vakit ayıran birisi için oldukça zamanını alıyordu. Sürekli alıcılar ve satıcılar sitenin geliştirilmesi için yeni öneriler ile gelirler ve bunların kısa sürede yayına geçmesi hem müşteri sadakatini hem de müşteri memnuniyetini sağlar. Bunların etkisi sitenin kulaktan kulağa daha hızlı yayılmasını sağlar.
2003 Ağustos ayına kadar 3 kişi olarak siteyi yönetmeye devam ederler ama müşterilerden gelen sorular oldukça artmıştır. Otomatik yardım sistemini Nisan ayında açmalarına rağmen Burak tek başına tüm sorunlara yetişememektedir. Bütün gün ofiste de durmadığı için sorular geldiğinde oldukça birikmektedir. Ekipteki herkesin üzerindeki yük artmıştır. Müşterilerin problemlerine çözüm hızlarının yavaşlamaması gereklidir. Bunun üzerine organizasyonu da büyütmeye karar verirler. İlk personellerini destek bölümünde işe alırlar. Böylece 50 m2 lik ofislerinde 4 kişi olurlar.
“Başarı, herşeye hazırlıklı olmaktır ve hazırlıklı olmadığınızda başarısızlık kaçınılmazdır.” Confucius
2003 Mart ayı bir sabah kalktıklarında sitenin oldukça yüksek bir ziyaretçi trafiği aldığını görürler. Ne olduğunu anlamaya çalışırken, yardım ekranlarına düşen epostayı okurlar. İleti itiraf.com’un kurucusu Ersan’dan gelmektedir. Ersan’nın aklına o gece yardım amaçlı bir kampanya gelmiştir. “Bastır parayı, yayınlar itirafını” kampanyasının gelirini yardım amaçlı bağışlayacaktır. Bu çok büyük bir trafiğin gittigidiyor.com’a yönlenmesini sağlar. Hemen iki ekip Beyoğlu’nda Ara Kafe’de buluşup tanışırlar. Bu işbirliği güzel bir arkadaşlığında doğmasını sağlar. Ersan Gittigidiyor’a uzman olduğu konularda bundan sonra hep yardım eder. Onları Turk.net ile tanışmalarını sağlar.
Mynet .com ile Haziran ayında işbirliği başlatırlar. Yaptıkları bu anlaşmadan önce trafikleri 1 birim iken işbirliğinden sonra trafikleri 2,5 birim olur. Mynet gittigidiyor’un büyümesinden oldukça yarar sağlar. Yapılan işbirliğinin değerini iyice anlayan ekip Ntvmsnbc.com sitesi ile de 2003 yılı sonunda bir arkadaşları vasıtasıyla bir yıllık bir reklam anlaşması yaparlar. Bunun yanı sıra ntvmsnbc.com ilk defa haber kategorilerinde ilgili ürünler listeler. Örneğin ntvmsnbc sitesinde kültür sanat kategorisine girildiğinde, satılmakta olan ve sanat ile ilgili ürünler listelenmektedir. 2003 sonunda mynet ile olan anlaşma baskuda’nın mynet alışveriş kategorisinin tamamına girmesi ile sonlanır.
2003 sonuna kadar dışardan yürütülmekte olan muhasebe hesaplarının artık içerde tutulması vakti gelmiştir. Ekibe yeni iki çalışan daha katılır.Bir muhaseben sorumlu kişi, bir de operasyondan sorumlu yeni bir eleman ekibe katılır. Toplam 6 kişiye ulaşına 50m2 oldukça küçük gelmeye başlamıştır. Yeni bir ofise geçmek şart olmuştur. 2003 sonunda aynı plaza içinde 100m2 lik bir başka yere geçerler. Bu dairenin onlara uzun bir süre yeteceğini tahmin etselerde geleceğin ne getireceğini bilmiyorlardı. 2004 yılına girerken operasyon bölümüne bir kişi daha katılır ve yeni yılı toplam 7 kişiyle karşılarlar.
Cemal 2004 Mayıs ayında çalıştığı diğer işten tamamen ayrılarak ekibe katılır. Böylece uzun süredir dışardan destek vermekte olan ekibin bir parçası aileye dahil olur. Barış ise Gittigidiyor’dan tamamen kopar. Artık teknolojik alt yapıya Cemal bakmaktadır, programlamayla Selçuk ilgilenmektedir. Serkan bir mimar olmasına rağmen geçn bu kadar süre içinde programlamayı öğrenmiştir, kodlar üzerinde değişiklik yapabilmekte programcı arkadaşlar ile daha rahat çalışabilmektedir. Burak iş bölümünde idari fonksiyonları, finans, hukuk gibi konuları üzerine almıştır. Doğal olarak şirketin organizasyon yapısı oluşmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra şirket kültürü ilk kuruluş aşamasından bu yana gelişmektedir. Müşterinin merkezde olduğu bir kültür inşaa edilmiştir. Onların hızla büyümesini sağlamış müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak üzere organize olmaktadırlar.
Ortakların mimar olması grafik konusunda çok fayda sağlamıştır. Bu dönemde Serkan bir çok işi kendisi yapmaktadır. Grafiker haftada 2 gün ofise gelmektedir. 2004 yılında destek bölümü 4 kişiye ulaşır. Toplam 10 kişiye ulaşınca 2004’ün ikinci yarısında 100m2 lik yerde yetmemeye başlar. Bir çok yeni kurulan ve hızla büyüyen şirket gibi yeni bir yere taşınmaları zorunlu hale gelir ve yeni bir ofis aramalarına hızla başlarlar. Bu sefer önlerindeki büyümeyide göz önüne alarak 500 m2 lik bir yer bulurlar. 2005’in ilk yarısında toplam 21 kişiye ulaşırlar.
Gittigidiyor üzerinden bazı uyanık satıcılar bazı alıcıları bu platformdan dışarı çekerek mağdur etmeye çalışmışlar. Bu müşteriler daha sonra durumu anlatmak üzere gittigidiyor’a gelirler, ekip kendi avukatlarını onlara yardım etmesi için yönlendirirler.
Gazeteciler haber için gelmeden önce ürünlerinizi önceden hazırlayın geldiğimizde fotoğraflarınızı çekeceğiz diyerek onları hep şaşkınlığa uğratırlar. Aynı şekilde müşterilerin bir kısmı ürünleri depolarından almak istediklerini belirten epostalar gönderirler. Şimdiye kadar en büyük parça olarak profesyonel dizi, film çekimlerinde kullanılan bir kamera toplam 7.000 YTL ye (7 milyar TL) site üzerinden satılmış. Basının siteye ilgisi zaman zaman yoğun olmasına rağmen bazı haberlerin başlıkları onları zor durumda bırakmış. Milliyet’in konu ile ilgili attığı başlık çok ince noktada durmuş “taksitle istiklal madalyası satılıyor” Müşterilerin bir kısmı onlara hediyeler göndermişler, en ilginci tüm habercilerin fotoğraflayıp gazetelerinde kullandıkları açık arttırma çekici. Gittigidiyor’un grafiker’i Atilla 2004 yılında şirkette işe başlıyor. Çalışmaya başladıktan sonra bir gün google’da babasını arıyor. Ünlü bir fotoğraf sanatçısı olan babasını 6 yaşında kaybetmiş. Google’da arama sonuçlarına baktığında gittigidiyor’da babasının çok önce çektiği bir fotoğrafın açık arttırmada olduğunu görüyor. Satın almak için hemen arttırmaya giriyor ama en yüksek fiyatı başka bir kullanıcı veriyor. Mason derneklerinden site üzerinde Mason malzemeleri olarak satılan ürünlerin onlara ait ritueller olmadığı konusunda uyarılar geliyor. Listelenen ürünleri çok sıkı kontrolden geöiriyorlar ve ülkenin toplumsal tepkisini düşünerek bir liste hazırlıyorlar. Bu listenin dışındaki ürünleri listelemiyorlar.
Gittigidiyor ile aynı zamanda başlayan bir çok açık arttırma sitesi var ancak bir çoğu şu anda kapanmış durumda. Şu anda pazara giren destekli bir çok siteninde rakip olmayacağını bunun için uzun bir süreye ihtiyaçları olacaklarını düşünüyorlar. Serkan’nın rakipler için “Biz sindire sindire büyüdük, şimdi yeni çıkan rakiplerin bir anda büyümelerini beklemek yanıltıcı olur. Aynı bir çiçeğe fazla su ve fazla gübre verip kısa sürede metrelerce büyümesini beklemek gibi” diyor. Bazı müşterilerden ilginç epostalar alıyorlar gittigidiyor’u satın almak için teklif veriyorlar, reklam değişimi yapmak istiyorlar ve sayısız ilginç istekler.
Şu anda sitede toplam 250.000 kayıtlı kullanıcı, 100.000 listelenen ürün var. Kullanıcıların % 41’i son bir yıl içinde en az bir alım veya satım faaliyetine katılmışlar. Yani aktif kullanıcı tanımlarına göre müşterilerinin nerdeyse yarısı aktif olarak siteyi kullanıyor. Şimdiye kadar toplam 500.000 ticari işlem gerçekleştirilmiş. 2,5 milyon sayfa görüntülüyorlar, günlük olarak 150.000 ayrı kişiye sayfalarını gösteriyorlar. 6 adet sunucuları Linux işletim sisteminde çalışıyor. Günlük 16,8 Mb trafike ulaşıyorlar.
1999 yılında kurdukları ARK bilgi teknolojilerini şirketini 2004 yılında Gittigidiyor A.Ş. olarak değiştiriyorlar. Diğer şirketi kapatıp yeni bir şirket kuruyorlar. Şirkette onlarla beraber çalışan Cemal ve Selçuk’ta ortaklar arasında yer alıyor.
